NİLGÜN YALÇIN – KADIN GİRİŞİMCİ HİKAYELERİ

Merhabalar,

Dijital Dönüşüm konusunda en önemli isimlerden biri olan Saygıdeğer Murat Erdör ile gerçekleştirdiğimiz röportajı dilerseniz eklediğim linkten, dilerseniz de aşağıda eklediğim hali ile okuyabilirsiniz.

Kadın Girişimci Hikayeleri için Murat beye sonsuz teşekkürler…

http://muraterdor.com/artizan-teadan-nilgun-yalcin-ile-roportaj/

 

Kısaca kendinizden bahseder misiniz?  

Ben Nilgün YALÇIN. Artizan Tea markasının kurucusuyum. Girişimim öncesi Bilgisayar Eğitmeni olarak yaklaşık 4 yıl kadar bilgi evlerinde, Bilişim personeli olarak 6 yıl kadar da Türk Telekom’un farklı birimlerinde çalışma hayatım oldu. Bilgisayar Eğitmenliği dönemimde 3 projede Sosyal Medya ve Teknolojinin Doğru Kullanımı Eğitimi ile binlerce lise öğrencisine yani geleceğin gençlerine seminerler verdim.

Şuan Çay Dünyası Gazetesinde de yazmaktayım. Çaya dair güzel çalışmalar içerisindeyim.

Kendi işinizi yapmaya nasıl karar verdiniz? Bunu yapmaya karar verirken kimden destek aldınız?

Çok uzun yıllar birçoğumuzda olan cafe açma isteği daima bende de vardı, bu sebeple 2012’de Kosgeb Uygulamalı Girişimcilik sertifikasını aldım. Yıllar içerisinde mesaiye dayalı çalışma hayatım boyunca hep bir sancı çektim. Hemen her mesai sonrası daima yeni bir seminerde, workshopta,  atölyede ya da bir etkinlikte buldum kendimi. Girişim, kişisel gelişim, marka ve iletişim konularında çok kitap okudum. Sürekli olarak hem yeni network edinmek hem de kendi amacımın ne olduğunu sorgulamak üzere bir süreç yaşadım. Kendi işimi yapmak, cafe açmak istiyordum ama bir yerden de başlamalıydım. Bunun için özel bir mutfak okulunun ilk Artisan çay eğitimine katılan 4 kişiden biri olarak ilk adımımı attım. Eğitimin ilk gününün akşamında benim için anlam artık yerini bulmuştu. Çayın dünyası muazzam bir tabloydu. Bende büyük heyecan uyandırdı. O gün itibariyle hayatımın odağında çay olması gerektiğini ve cafe açmanın bana göre olmadığını anladım. Eğitmenlik devam ediyordu ama benim için artık zamanı gelmişti. İstifa ettiğimde ve kendi işimi kuracağım dediğimde yakın çevrem olumsuz karşıladı. Oysa karar vermek zor olmadı benim için. Çünkü artık kendim için adım atmak istiyordum. Karar verirken gördüğüm en büyük destek belki de tek destek hayatımda büyük öneme sahip olan Alim Bey tarafından olmuştu. Çünkü kendisi Türkiye şartlarında yetişmiş biri değildi ve girişimciliğin ne demek olduğunu çok iyi biliyordu. Kosgeb kuruluna girdim, ertesi gün iş planımın onaylandığının haberi geldi ve maddi manevi kendi hayatımdan her şeyden fedakârlık ederek, çok da zor günler geçirerek 2018 Nisan ayında şirket olarak resmi faaliyetlerime başladım.

Ne üzerine bir iş yapıyorsunuz?  Başka iş fikirleri varken neden bu işi yapmaya karar verdiniz?

Artizan Tea markasında sadece otantik dünya çaylarını sunuyorum. Yani her ülkenin kendine özgün olan çaylarını. Geçmişte medikal bir malzeme olarak kullanılan çay, günümüzde sudan sonra en çok tüketilen içecek olarak karşımıza çıkıyor ve ülkemizde bilinçsiz tüketimi de beraberinde barındırıyor. İçeceğin bir damak zevki olduğunu; insanların önce özgün olanı tadımlaması, ardından kendi damak zevklerine uygun olan tatları bulmalarını sağlamak istiyorum. Ki bu şekilde çay kültürüne büyük katkı sağlayacağıma inanıyorum. İlk kez 16.yyda Çin’den Avrupa’ya gönderilen bir mektupta çaydan bahsediliyor ve çayın dünya yolculuğu başlıyor. Artizan Tea aynı misyon ile çayı anlatmak üzere yola çıkan bir markadır.

Çay satışı dışında kurumsal, bireysel katılımcılarla Artizan Tea Workshoplar düzenliyor ve danışmanlık hizmeti veriyorum.

Zanaatkâr tarafından yapılan ya da özel bir ustalık gerektiren faaliyetleri ifade etmek için kullanılan “artizan” kelimesi, el ile toplanıp çeşitli aşamalardan geçtikten sonra içmeye hazır hale gelen çay geleneğine işaret ediyor. Artizan Tea olarak dokuz ülkeden, her biri yetiştirildiği bölgeye özgü yirmi dört otantik çayı, bu ilke doğrultusunda paylaşmaktan büyük heyecan duyuyorum.

Hayatın bir anlam yolculuğu olduğunu düşünüyorum. Bu yolculukta yüklediğimiz anlamlar kişi ya da şeylerde farklılık gösterse de önceliğimiz olduğu müddetçe kendimizi zorunlu kılıyoruz. Çaya dair sahip olduğum ve olmaya devam ettiğim bilgi ve deneyimleri Artizan Tea aracılığı ile paylaşıyorum.

Bu işi yaparken ne tip sıkıntılarla karşılaştınız ve bunları nasıl aştınız? Sizce kendi işinizi kurarken nelere dikkat etmek gerekiyor? Hangi konularda bilgi sahibi olmak gerekiyor?

Elbette her girişim gibi benim için de sermaye konusu çok sıcak bir gündem teşkil etti, etmeye de devam ediyor. Kosgeb Girişimcilik Desteğinden yararlanıyor olmak bazı maddi adımlar için kolaylık sağladı. Bir girişimde sorun asla sadece para olmuyor. Para ile birlikte doğru adımlar atmak gerekiyor. Satış konusunda çalışma hayatım boyunca bir deneyimim olmamıştı. Bu çok olumsuz bir durum oldu benim için. Satış çok ayrı bir durum. Alışmaya çalışıyorum hala. Etrafımdaki tecrübeli kişilerden bilgiler edinerek bu süreci aşmaya çalışıyorum.

Kendi işinizi kurarken öncelikle daima planlı olmanız gerekiyor. Kısa-orta ve uzun vadeli hedeflerinizi kendiniz mutlaka belirleyin. Takvim oluşturmak önemli ve sizi motive de ediyor. Günlük planlarınızı da mutlaka not alın. Muhasebenin her kalemini elbette bilmemiz mümkün değil ama belirli bilgileri anlamak gerekiyor. Pazarlama ve satışın ne olduğunu anlamak mühim. Tecrübelerden faydalanırken çok duyduğum bir ifade: Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok..

İş hayatında kadın olarak yer almanın zorlukları var mı sizce? Varsa nelerdir?

Elbette zorlukları oluyor. Ben bunlara “rağmen” olumlu şeylere odaklanarak yoluma devam etmeyi tercih ediyorum. Maalesef toplumumuzda kadının tek başına iş sahibi olması, koşturması henüz pek de idrak edilmiş durumda değil. Zorlukları olduğu kadar aksine destek olmaya çalışanlar da elbette var. Ki iyi ki varlar. Ben bu konuda çok şanslı olduğumu düşünüyorum. Yeni bir girişim olduğunda genelde biraz ilerlemenizi görmek istiyorlar, buradaki amaç çoğu zaman nasılsa pes edecek düşüncesi olabiliyor. Bunlara “rağmen” adımlar atmak bazı durumlarda motivasyonunuzu olumsuz etkileyebiliyor.

Yaptığınız işten istediğiniz sonuçları alabildiniz mi? İleriye yönelik koyduğunuz hedefler nelerdir?

Artizan Tea henüz 8 aylık bir marka. Kısa ve orta vadeli planlarımı gerçekleştirmek üzere, dünya ve ülkenin genel gündemine birçok anlamda takılmamıza “rağmen” yavaş yavaş ama heyecanımı koruyarak ilerliyorum. Artizan Tea markası bir dünya markası olmak üzere kendine vizyon oluşturdu. Çaya dair güzel çalışmalar yapacağımıza inanıyorum.

Kendi işini yapmak isteyen bayanlara neler tavsiye edersiniz?

Öncelikle benim yaptığım gibi sıfır sermaye ile asla adım atmamanızı tavsiye ediyorum. Sermayeniz belirli bir miktar mutlaka olmalı. Ciddi bir iş planı hazırlayın. Ve mutlaka kendiniz hazırlamalısınız. Yapacağınız iş ne olursa olsun kendinize inanıyorsanız her şeyin üstesinden gelirsiniz, kendinize dair şüpheleriniz varsa lütfen adım atmayın, o soruları önce cevaplamalısınız. Kendinize inancınız olmalı. Mutlaka ve mutlaka kendi motivasyonunuzu bulun! Yaşayacağınız bütün olumsuz süreçlerde kendi motivasyonunuzu sağlayacak olan ne? Bu sorunun cevabını mutlaka bulun. Çünkü çok ihtiyacınız olacak. Girişiminize dair tecrübelerden faydalanın. Doğru kişilere doğru sorular iletin. Zamanınızın kıymetini bilin. Odaklanmanın ne demek olduğunu işin içine girdikten sonra arkadaşlarınızın etkinlik davetlerine olumsuz cevap verdiğinizde fark ediyorsunuz. Çok emek vermeniz gerekiyor. Kendi işiniz olduğu için 24 saat yetersiz kalıyor. Amacınız para kazanmanın ötesinde fayda oluşturmaya dair ise etrafınız bunu başta anlamıyor ama sonrasında siz yılmadan adım attıkça harika bir tablo oluşuyor. Kolay bir şey yok bu hayatta. Zor olan imkânsız değil, sadece biraz zaman alıyor. Sabırlı olun, odaklanın, emek verin, dürüst ve samimi olun. İletişimin gücünün daima farkında olun.

Konuyla ilgili sizden fikir almak isteyenlerin size ulaşabileceği bir e-posta adresi veya veya yaptığınız işle ilgili bilgi almak isteyenlerin girebileceği bir web sayfası var mı?

Aşağıda iletmiş olduğum Artizan Tea ve kişisel bilgilerimden iletişim sağlayabilirler.

Artizan Tea web sitesi: www.artizantea.com

Artizan Tea e-mail: info@artizantea.com

Artizan Tea Instagram: www.instagram.com/artizantea

Kişisel blog adresim: www.nilgunyalcin.com

Kişisel e-mail adresim: nilgunyalcin1@gmail.com

Kişisel Instagram: www.instagram.com/nnilgunyalcin

Reklamlar

Bir takım işlere girişirken oksijendir moral!

Uzun zamandır attığım başlıktaki gibi bir takım işlere girişmek üzere çalışmalar içindeydim. Bir önceki yazımda da belirttiğim gibi yeni girişimim itibariyle benim için konu artık ÇAY ! Yeni bir çay markası çıkarıyorum.

Bir işe girişmek yıllardır hep dile getirdiğim bir durumdu. Ama sözden öteye geçmesi için her şeyin olduğu gibi onun da bir vakti vardı elbet. Gerçekten zor bir işe girişmek. Hele ki etrafınız masa başı çalışanları ile doluysa manevi açıdan büyük sıkıntı.. Tecrübe ettim! Hem de ne tecrübe..

Bir takım işlere girişirken başta etrafın sözleri çok ağır gelir. Beklemediğiniz davranışları görmeniz mümkün. Hem de ne davranışlar. Şaşıp kalmamak elde değil. Ama süreç ilerledikçe onları geride bırakıyorsunuz. Hem kişileri hem düşünceleri hem üzüntüleri.. Yapacak bir şey yok. Siz ilerlemek zorundasınız!

Size eşlik etmek isteyenler buyursun.. Gerisi kendi düşünsün. Zaman geçiyor. Başlangıçta kafaya takılanlar sonrasında öldürmeyen acı güçlendirir durumunu yaşatıyor. Gerçekten bunu yaşatıyor.

Şunu asla unutmayın; sizi anlamayan insanlarla zaman harcamak zorunda değilsiniz! Anlamadıkları gibi sizin üzerinizde olumsuz bir etki bırakmaları cabası oluyor. Bir kez bunu yaşadığınızda ikincisini denemeyin, yapmayın. Kendinizi yıpratmak oluyor bu sadece. Yoksa karşınızdaki zaten anlamıyor, belki kapasite bu, belki anlamak istemiyor, belki de başka sebepleri vardır, anlatmadığı için bilemezsiniz. Size değer vermeyen, sizin en değerli varlığınız zamanınızı boşa harcayanlara taviz vermeyin! Bu kişi şu ya da bu. Reel olmak zorundayız.

Şuan birçok platformda Girişimci olun diye söyleyenler iyi yapıyor elbette, hatta ben de kesinlikle destekliyorum bu düşünceyi. İnsanların çemberin dışını ancak girişerek, kendi konfor alanını terk ederek öğreneceği muhakkak, fakat bu tabiri caizse verilen girişimci olma gazının yanında tüm gerçekliği ile ne gibi zorluklarla da karşılaşılacağı da mutlaka anlatılmalı. Yoksa davulun sesi uzaktan ne hoş diyerek halay başına geçenlerin sonu hüsran.. Tecrübe büyük nimet, bunun bilincinde olmak daha da büyük nimet.

Şu en çok konuşulan Kosgeb hibeleri ile ilgili de ciddi bilgisizlik söz konusu. Ben birebir süreçlerini yaşadım. Hem de sıfır tanıdık ile. Tecrübelerimi ara ara paylaşmaya çalışacağım.

Zaman o kadar kıymetli ki ilk başta yolda geçirdiğiniz zamanın farkına vardığınızda yaşadığınız üzüntünün tarifi imkansız. Tabi o geçen süreyi olabildiğince verimli geçirmeye çalışmak için başladığınızda bu kez beden ve zihin yorgunluğu eklenmiş oluyor. Ama olsun, kendi işiniz ve büyük heyecan duyuyorsunuz..

Sonra zaman yetmiyor, günün 24 saat olması yetersiz. Biraz daha saat ekleyebilsem dediğim günler oldu. Gün bitiyor, hafta kovalıyor, ay selamlıyor. Zaman ne deli bir kavram. Şirket açılışının ardından ofise geçtikten sonra şunu yaşadığım da oldu; sabah erkenden ofisteydim, saat 11.00’de basım işleri için ilgili kişiye mesaj gönderirken “Günaydın…. bla bla…. ” mesaja cevap geldikten sonra kendi mesajımı okuyunca saat 11’de günaydın diye yazdığımı ve saatin henüz benim için sabah olduğunu anladım. Kısacası vakit çok güzel geçiyordu ama yetersiz.. Doyumsuz.. Çalıştıkça, yapılacakları adım adım gerçekleştirdikçe benden mutlusu yok..

Maddi konular ayrı bir başlık, bu yazıda moral hakkında biraz yazmak istiyorum. Çünkü girişimin oksijeni moral! Motivasyon!

Kendi motivasyon kaynağınızı mutlaka bulun! Kişisel gelişimi tamamlamak burada önemli tabi. Etrafınızdan önce kendinizi tanımalısınız. Bunun için kendinize emek vermeniz, kendinize zaman ayırmanız gerekmektedir. Tüm bunlar için de durmak, düşünceleri sakince sıralamak gerekir.

Kendi motivasyon kaynağınızı bilmiyorsanız denemeler zamanınızı alır ve yanlış şeylere takılıp kalabilme olasılığınız da yüksek olur. Kişi kendini bilmeli diye bir ifade söz konusu evet. Ama her anlamda kendinizi bilmelisiniz.

Boşa geçecek zaman hayatınızda yaptığınız hatalar arasında en başta olmalı, bunun bilincinde olmalısınız. Neden boşa zaman harcayasınız? Öyle bir lüksünüz nefes aldığınız müddetçe yok maalesef. Olamaz da. Eğer varsa siz zaten düşünceden yoksunsunuz demektir. Düşünün! Düşünün! Daima düşünün! Ama durup düşünmek de buna dahil. Koşturmacalar olabilir, durup düşünün! Buna çok ihtiyacınız var. Sorgulamak o kadar güzel ve güçlü ki! Bu gücün farkına varın!

Korkmayın! Kendi akıl süzgecinizden geçirdikten sonra adım atmaktan korkmayın! Herkes bir şeyler söyleyecek, söylüyorlar, bakın ben de söylüyorum 🙂 Her tecrübe kıymetli, dinlemek daima önemli ama son karar kendinizin olmalı. Bunun bilincinde olmak lazım! Yoksa dinleyip dinleyip uygularsanız, siz hayatınızın neresindesiniz?

Başrolde siz varsınız! İsteklerinize göre (ama kesinlikle boş, kuru istekler değil) hayatınız şekilleniyor. Siz isteğinizin gücü ile adımlar attıkça isteğiniz gerçekleşiyor. İstemek sadece dilde olursa boş konuşmadır, kimse kusura bakmasın. İsteyen isteği için emek vermediği müddetçe boş lafın ötesine geçmez. Oturup konuşalım günlerce haftalarca konuşalım, herkes konuşur değil mi? Herkesin anlatacağı bir şeyler var. Herkesin tecrübeleri farklı. Genelde çıkarılmayan derslerle dolu anlatımları barındıran nice konuşmaları dinleyip duralım.. Kime faydası olacak. Zaman diyorum, zaman öyle kıymetli ki.. Aman sakın!

Yönünüzü hep ileriye çevirmek durumundasınız. Ama geçmişten ders çıkararak. Fener sadece önümüzü görmemizi sağlamaz. Onu hangi yöne tutarsanız o yönü aydınlatır, o yönü size aydınlık olarak gösterir. Fener edinmek için çokça düşünmek gerek. Düşünen insan olmak zorundayız. Yoksa daima yönlendirmelerle bu hayatın başrolü siz olamazsınız.

Bir takım işlere girişmeye devam…

Sevgilerimle…

© Nilgün YALÇIN