Padişahın Kızı !

Bir varmış bir yokmuş...diye başlayan bir hikaye anlatmayacağım 🙂

Padişah temalı bir çok masal çocuklar okula başlamadan anlatılır genelde.. Kimi kitaptan okur çocuğa, kimi çocuk çizgi filmlerden görür vb..

Çocukların hayal dünyasından haberiniz vardır muhakkak. Çocuklarla neleri hayal ettiklerine dair en son ne zaman konuştunuz, sordunuz? Eğer cevap hiç ya da uzun zaman önce ise lütfen ilk fırsatta bir çocuk ile hayalini paylaşın, onun anlatmasını isteyin. Çok anlamlı olacak sizin için emin olun…

Şimdi gelelim bizim hikayemize…

Perşembe günü ilkokul 3.sınıf öğrencilerimizden Fatma Öztürk ve arkadaşları bilgisayar sınıfına geldiler. Birkaç boyama çıktısı alacaklardı, derken biraz da muhabbete başladık… Konu geldi hayallere…

Fatma: “Ben küçükken Padişahın Kızı olmak istiyordum öğretmenim. Ama sonra anladım ki sadece hayalmiş bu..” dedi.

Ben bu cümlesiyle şaşırdım, merakla sordum: “Bunun hayal olduğunu ne zaman anladın, nasıl anladın peki?”

Fatma: “Ana sınıfında öğretmenime -Ben padişahın kızı olabilir miyim,dedim. Yok artık,öyle bir şey bu devirde olmaz, padişah bizde yok,dedi. Ben de üzüldüm ama çok hayal etmiştim Padişahın Kızı olmayı.” dedi.

Fatma anlatırken onu görmeliydiniz, öyle masum ve ciddi şekilde anlattı ki.. Çok mutlu oldum..

Fatma’ya dedim ki: “Tamam hayalin buydu ama sen bu hayalini babana anlattın mı hiç? Baban duysa üzülmez mi? Babalar kızlarını çok sever, sen Padişahın Kızı olmak istiyormuşsun..” 

Fatma hemen : “Hayır hayır öğretmenim, ben babam Padişah olsun, ben de onun kızıyım, o olsun istiyordum yani.” dedi 🙂

Ben de : “O zaman bugün babana bu hayalini anlat bakalım, sana boyama olarak da Padişahın Kızı resminden bulalım, hem boyamayı yap, hem de babana anlatıp gel yanıma.” dedim..

Fatma ile anlaştık…

Cumartesi günü Fatma sınıfa geldi… 🙂

Elinde kağıtlar.. 🙂

Allah’ım.. çok güzeldi o an…! 🙂

Fatma elinde Padişahın Kızı boyama kağıdı ve bir mektup ile geldi..

Akşam babasına demiş ki : “Baba benim küçükken hayalim Padişahın Kızı olmaktı. Sen Padişah olsan, ben de senin kızın olsam, ne olurdu? Bilgisayar öğretmenimize anlattım bana sana söylememi istedi.” 

Ve Fatma’nın babası (Padişah) Ömer Öztürk şunları kağıda yazdırmış:

padisahmektup

Padişah Ömer Öztürk

Kağıdı okuyunca çok mutlu oldum.. Neden mi? Ömer Beyin Fatma’nın hayalini dinleyip, ona zamanını ayırıp şu birkaç cümle de olsa Fatma’ya bunları yazdırmış olması ve Fatma’nın o gülüşü hakikaten paha biçilemez..Kesinlikle…!

Fatma’ya babasına çok selamlarımı iletmesini söyledim ve

“Fatma akşam babana ‘Baba sen gönlümün Padişahısın’ de, tamam mı?” dedim..

Fatma güldü 🙂 

fatmaile

Padişahın Kızı Fatma ile 🙂

Sevgilerimle…

© Nilgün YALÇIN

Reklamlar
Categories: Eğitim-Öğretim | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

Yağmur yağıyor mevsim kış..

Ve yine…

Yağmur yağıyor Ocak ayındayız,

İki gün öncesine kadar 

Metreye ulaşmıştı kar..

Yağmur yağıyor doğru olan nedir? 

Yağmur yağıyor duymuyorum ki..

Yağmur yağıyor anlamıyorum ki.. 

Yağmur yağıyor görmüyorum ki..

Yağmur yağıyor işime gelmiyor bunlar. 

Yağmur yağıyor pencereye tıklıyor biri sanki..

Yağmur yağıyor bir araç geçiyor..

Yağmur yağıyor saat gecenin biri,

Yağmur yağıyor saat biri bir geçiyor.. 

Yağmur yağıyor sessizlik hakim.. 

Yağmur yağıyor herkes uyuyor, 

Yağmur yağıyor uyuyamıyorum.. 

Yağmur yağıyor bir siren sesi.. 

Yağmur yağıyor pencereyi açtım,

Bu hava ferahlattı içimi,

Yağmur yağıyor pencereyi kapattım.. 

Balkona çıktım, 

Yağmur tanelerine doğru, 

Yüzümü uzattım.. 

Yağmura karıştı gözyaşlarım..

Yağmur yağıyor.. 

İstanbul ağlıyor derdi Gülay..

Şimdi ağlayan kim..

Yağmur yağıyor gülüyorum.. 

Buna da şükrediyorum.. 

Yağmur yağıyor gök gürlemiyor.. 

Sakin sakin çiseliyor.. 

Yağmur yağıyor mevsim kış..

Yağıyor yağmur.. 

Ve yine yağmur yağıyor..

 
© Nilgün YALÇIN


Categories: Şiir | Etiketler: | Yorum bırakın

Bir Ayrılış Hikayesi

Yüzde hudutsuz kere yüz….

Erkek kadına dedi ki:
– Seni seviyorum,
ama nasıl?
avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp
parmaklarımı kanatarak
kırasıya,
çıldırasıya…
Erkek kadına dedi ki:
– Seni seviyorum,
ama nasıl?
kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz,
yüzde yüz, yüzde bin beşyüz
yüzde hudutsuz kere yüz…
Kadın erkeğe dedi ki:
– Baktım
dudağımla, yüreğimle, kafamla;
severek, korkarak, eğilerek,
dudağına, yüreğine, kafana.
Şimdi ne söylüyorsam
karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana…
Ve artık
biliyorum:
Toprağın
Yüzü güneşli bir ana gibi
En son, en güzel çocuğunu emzirdiğini…

Fakat neyleyim
saçlarım dolanmış
ölmekte olanın parmaklarına
başımı kurtarmam kâbil
değil!
Sen
yürümelisin,
yeni doğan çocuğun
gözlerine bakarak…

Sen
yürümelisin,
beni bırakarak…

Kadın sustu.

SARILDILAR

Bir kitap düştü yere…
Kapandı bir pencere…

AYRILDILAR…

 

NAZIM HİKMET RAN

 

 

Categories: Şiir | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Anlamak

 

Anlamak yok çocuğum, anlar gibi olmak var;
Akıl için son tavır, saçlarını yolmak var..
Necip Fazıl Kısakürek

 

 

Categories: Genel | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Safa Tepesi’nden Spider-Man :)

spiderman

Spider-Man ile Hatıra Fotoğrafımız 🙂

 

Sınıfa girdiğinde “ooo” diyenlere aldırmadan “Merhaba hocam”dedi.

Ben : Sen kimsin 🙂 ? 

Spider-Man : Benim hocam tanımadınız mı 🙂 ?

Ben : Hangi plazanın tepesinden geliyorsun böyle ? 🙂

Spider-Man : Hocam ben Safa Tepesi’nden geliyorum 😀

 

Bayağı güldük Spider-Man  –  Furkan Çiftçi sayesinde, sağ olsun..

 

Bu vesile ile hem Safa Tepesi hem de Spider-Man hakkında birkaç bilgi aktaralım:

Safa Tepesi ; İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından 2015 yılında Sancaktepe’de , 100 dönümlük mesire alanı içerisinde Safa Tepesi Sosyal Tesisi ismi ile hizmete sunulmuştur. Tesis hakkında daha fazla bilgi için lütfen tıklayın.

Spider-Man ; Marvel Comics tarafından yaratılmış bir çizgi karakterdir. Orijinal ismi Spider-Man, Türkçeye Örümcek Adam olarak çevrilmiştir.

İlk kez Marvel Comics’in “Amazing Fantasy” isimli çizgi romanının 15. sayısında 1962 yazında ortaya çıkmıştır. O günden bu yana, dünyanın en popüler süper kahramanları arasındadır.

Örümcek Adam, kendi duygusal ve kişisel problemlerini süper güçleriyle çözemeyen, süper güçlerinin çoğu zaman ilişkilerini olumsuz yönde etkilediği bir kahramandır.

Örümcek Adam’ın amcası Ben Parker’dan aldığı ilkesi “Büyük güç büyük sorumluluk getirir”dir. Bu ilke, tüm çizgi romanın temel konusunu özetler. …Spider-Man hakkında daha fazla bilgi için lütfen tıklayın.

 

Spider-Man bir Kahraman olduğu için hayatımızda bir yerlerde biz fark etmesek de muhakkak karşımıza çıkıyor 🙂

 

Sevgiler…

© Nilgün YALÇIN

Categories: Genel | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Çırpınan kalabalık..

“İnsanların en zayıf tarafları,

sormadan, araştırmadan, düşünmeden,

kafalarını patlatmadan inanmak hususundaki

hayret verici temayülleridir.

Dünyadaki yalancı peygamberleri yetiştirmek

ve beslemek için en iyi gübre,

işte bu bilmeden inanmak için çırpınan kalabalıktır.”

sabahattinaliicimizdekiseytan

Çırpınan kalabalık için birebir…

Categories: Genel | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Bu kadar işte..

 

Bu kadar doğru,  

Bu kadar yanlış. 

Bu kadar anlamlı, 

Bu kadar anlamsız.

Bu kadar tepkili, 

Bu kadar tepkisiz. 

Hepsi bu kadar..

Bu kadar yüzüme bakıyor, 

Bu kadar asla bakmıyor. 

Bu kadar konuşkan, 

Bu kadar konuşmayan. 

Bu kadar yakın, 

Bu kadar uzak. 

Bu kadar ilk, 

Bu kadar son. 

Bu kadar az, 

Bu kadar çok. 

Bu kadar deli, 

Bu kadar akıllı. 

Bu kadar akşam, 

Bu kadar sabah. 

Bu kadar var, 

Bu kadar yok. 

Bu kadar kolay, 

Bu kadar zor. 

Bu kadar önce,  

Bu kadar sonra. 

Bu kadar acemi,  

Bu kadar usta. 

Bu kadar geç, 

Bu kadar erken. 

Bu kadar hayır, 

Bu kadar evet. 

Bu kadar korkak,  

Bu kadar cesur.

Bu kadar kahkaha atıyor,

Bu kadar ağlıyor. 

Bu kadar duyarlı, 

Bu kadar umursamaz.  

Bu kadar seviyor, 

Bu kadar sevmiyor. 

Bu kadar uyuyor, 

Bu kadar uyumuyor, 

Bu kadar uyuyamıyor.  

Bu kadar işte.. 

Hepsi bu kadar..

 

 

© Nilgün YALÇIN

Categories: Genel, Şiir | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Kor Ərəbin Mahnısı

 

Sözlerini şair Hüseyn Cavid’in yazdığı, bestesini Fikrət Əmirov’un gerçekleştirdiği ve ilk olarak da Məmmədəli Əliyev’in seslendirdiği; bir dönem yasaklanmış olan, sonrasında dünyanın birçok ülkesinde de Azerbaycan sanatçılarının, o sözlerin anlamını sesleriyle yansıttığı Kor Ərəbin Mahnısı’nı bilmenizi, dinlemenizi, okumanızı ve anlamanızı isterim.

Yaklaşık 2 yıldır dinlediğim bir parçaydı ve Aşık Sazında icra etmek de nasip oldu.

Sizlerle paylaştığım klip; Kör Arap rolünde Məmmədəli Əliyev’in yer aldığı, 1961 yılında, Bakü – İçərişəhər’de çekilmiş ve Korun Mahnısı ismiyle yapılmıştır.

 

Kor Ərəbin Mahnısı

 

Nə eşq olaydı, nə aşıq,
nə nazlı afət olaydı!
Nə xəalq olaydı, nə xaliq,
nə eşqi-həsrət olaydı!
Nə dərd olaydı, nə dərman,
nə sur olaydı, nə matəm!
Nə aşinayi-vüslət,
nə bari-firqət olaydı!

Könüldə nuri-məhəbbət,
gözümdə pərdeyi-zülmət!
Nə nur olaydı, nə zülmət,
nə böylə xilqət olaydı!
Tükəndi taqəti-səbrim,
ədalət et, ədalət!
Nə öncə öylə səadət,
nə böylə zillət olaydı!

 

Söz: Hüseyn Cavid

Beste: Məmmədəli Əliyev

 

 

© Nilgün YALÇIN

Categories: Genel, Müzik | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 1 Yorum

Sınırını Bil !

 

İnsan olarak soruyorum; 

Duymuyorum. 

sinirinibil

Sınır dediğin ülkeler arası değil!

Görmüyorum. 

Anlamıyorum.. 

Sen anlat; 

Yorumla kendini, 

Kelimeleri yeterli bulursan elbet… 

Acziyeti yaşayınca, 

Düğümlensin boğazında! 

Kal öylece! 

Nedir bu ifadeler? 

Nedir söylediğini sandığın? 

Nedir duymadığın? 

Nedir görmediğin? 

Nedir anlamadığın? 

Ne hakla beni yorumluyorsun! 

Ne hakla! 

İnsan olduğunu unutma! 

Sınır dediğin ülkeler arası değil! 

İnsan varsa karşında, sınırını bil! 

 

© Nilgün YALÇIN

Categories: Genel, Şiir | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , | 3 Yorum

Tilkinin Harmanı

 

2015-2016 Eğitim ve Öğretim yılı hayırlısıyla bitti.. Yaz tatili başladı. Tatilde neler yapacaklarına dair öğrencilerle muhabbet ettiğimizde memleketlerine gideceklerini söyleyenler tahmin edersiniz çoğunlukta.

Memleket konusunda öğrencilerle muhabbet etmeyi seviyorum ve onlar izlenimlerini anlattıkça, onların da bu konuda konuşmaktan keyif aldıklarını kesinlikle yüzlerindeki tebessümden, gözlerindeki ışıltıdan anlıyorum. Sizlere de tavsiye ederim 😉

Şimdi gelelim TİLKİNİN HARMANI’na…

İlk Tilkinin Harmanı dediğinde bayağı meraklanmıştık ve heyecanla anlatıyordu Elif.  Kalemi kağıdı verdim, yaz bakalım hikayenizi dedim:

elifdundar

Elifciğim ile..

“Önce kendimi tanıtmakla başlayacağım: Adım Elif, soyadım Dündar. 6. sınıfa başlayacağım. 

Çorum Osmancık bizim köyümüz.

Orada köyün en yüksek dağının yanında mavi ve 2 katlı evimiz var. Onun yanında kocaman bir tarla veya Harman ne demek isterseniz deyin, harman tarla fark etmez. Şimdi size Harmanımızın “tilki” isimli bir hikayesini anlatıcam.

Bir zamanlar Dedemin Dedesinin Dedesi bu harmanda Tilki gezdirmiş. Tabi bu tilki zamanında 2 veya 3 kişiyi yemiş. Artık tilki tilkilikten çıkmış. Dedemin dedesinin dedesi onu öldürüp oraya gömmüş.

Eğer Çorum’a giderseniz Tilkinin Harmanını gezmeyi unutmayın.

Osmancık’ta kime sorarsanız size zaten gösterirler.

Tabi tilkiyi merak ederseniz kemikleri bile kalmamıştır.”

 

Elifciğime söz verdim, inşallah bir gün nasip olursa Tilkinin Harmanını ziyaret edeceğim ve Elif’in söylediği gibi Çorum’a yolu düşenlerin de ziyaret etmesini tavsiye ediyoruz 🙂

 

Sevgilerimle…

© Nilgün YALÇIN

 

Categories: Eğitim-Öğretim, Genel, Gezi | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 4 Yorum

WordPress.com'da Blog Oluşturun.