Posts Tagged With: Gözlerin

Gözlerinde Dünya Gizli !

 

Kimi onu bilmiş, küstah ya da toplum dışı düşünceli biri olarak yargılıyordur.. Fakat bu yargılayanların aynaya bakıp bakmadıklarını sorgulamamız gerekir, soracak olsak acaba doğru cevabı da verirler mi?

Toplumumuzda kalıplara sıkıştırılmış, birçok düşünce ve kişilik bulunmaktadır. Bu kalıplar geçmişten süregelen, işine geldiğinde uygulanan ama işine gelmediğinde uygulamayıp, uygulayanları yargılayanlarla dolu..

İnsanımız önce aynaya bakmalı..

O adamın gözlerinde nelerin gizli olduğunu tahmin edemezsiniz çünkü doğru bakmasını da bilmiyorsunuz.

Kiminizin asla cesaret edip söyleyemeyeceği duyguları o çok doğal olarak söyler çünkü olması gereken bu. Bizlerin içinde ciddi sapıklar vardır. Bakın sadece sapık demiyorum, ciddi sapıklar diyorum.. Bu ciddi kelimesini soylememe sebep kesinlikle iyi maskelemiş olmamız. Yıllar boyu iç dünyalarında yaşattıkları ciddi sapıklar..

Her durum karşısında söyleyebileceği bir çok şey var çünkü hayatı hep ciddi imtihanlarla geçmiş. Şuan onun gözlerinde en çok da bu yorgunluğu görüyorum.

Yaşayamadıklarını görüyorum ama büyük hırslarla değil, gayet efendice kendini bilen bir duruş ile “Beeeen” diye başlar cümlesine.. Devamını dinleme nezaketinde bulunmalısınız çünkü onun söylediği her cümle önemli. 

lcm

Gözlerinde dünya gizli…

Hayatında her şey illa sıralı olarak devam etmek zorunda değil ki öyle olmasını da istemiyor. Sizin sorduğunuz bir soruya hiç alakasız (ki bize göre öyle, ona göre değil) bir konuyla ilgili düşüncesini söyleyebilir. Bu haliyle onu kabullenmek öncesinde normal biri değil demektir ama zamanla zaten normal olmadığını ve olmaması gerektiğini de anlayacaksınız. Yorumları bazen değil her zaman sizi düşündürecektir ki düşündürmeli de. Çünkü onun gibi düşünmek biraz farklı olmayı gerektirir. Bu da açıkçası hepimizde olmayan bir meziyettir.

Kendini beğenmiş biri asla değildir. Bildiklerini gerçek haliyle söylemesi, bize birbirimizi kandırmaya alışkın olduğumuz için aykırı gelir. Oysaki bu konuda çok samimi söylüyorum; onun söylediklerini yüzüne karşı kabullenmeseniz bile, sonrasında kendi kendinize düşünmezseniz işte o zaman akıl sağlığınızdan şüphe edin derim. Onun yorumları bize aykırı evet, aykırı kavramı yine bizlerin kalıplara sıkıştırdığı bir toplum gerçeği. Hanginiz olduğu gibi karşısındakine beslediği duyguları ifade edebiliyor.. Ben ediyorum demeyin.. Etmiyoruz.. He her konuda edilmez diyeceksiniz kesin, işte orada da aykırılık kavramını önümüze seriyoruz..

Onun gözlerine nasıl baktığınız önemli. Ona ön yargılı olmayın.

Gülüşünü anlatmadım değil mi.. Onun gülüşü yeniden doğuş sanırım.. Gözlerindeki ışık içindeki dünyayı yansıtıyor ve aklı olan o ışıktan nasiplensin.. Her şeye de gülmeyen biridir haliyle..

İstediği gibi yaşadığını ve kimseyi bekletmediğini ki beklemediğini de söyler.. Haklı tabi..

Türkçesi çoğunuzdan iyi ya da kötü.. Bu,önemli değil. Onun  seçtiği kelimeler ve yüzündeki o tebessüm… Herkes görmemeli..

Gözleri aklıma geldikçe tebessüm ediyorum..

 

Hanginizin gözlerinde dünya gizli? Bu konuda sorgulayın kendinizi.. !

© Nilgün YALÇIN

Reklamlar
Categories: Ali'ye Mektuplar | Etiketler: , , , , , | Yorum bırakın

Yenemezsin Ali!

Yorumsuz bırakmak öyle kolay ki Ali..

“İstediğin kadar bağır, çağır; susan birini yenemezsin.” demişler..

Şimdi sen de Ali!

İstediğin kadar bağır..çağır.. İstediğin sözleri sarf et..

Beni yenemezsin!

Ben sana Saygı duyan biriyim Ali!

O kadar çok yorumluyorsun ki her şeyi.. Hep söyleyecek bir şeylerin var.

Amacını anlamak için hiç kendimi yormadım düşünce olarak.

Hep seni dinledim..dinledim..

Yine dinliyorum..

Bak yine seninle konuşuyorum.

Aklından geçenleri söylemek yerine hep sorular sorup duruyorsun. Ama hiçbir zaman benim sorularımı, bir dakika aslında ben sana soru sormadım doğru düzgün.. Şimdi fark ettim yazınca.. Ben sana soru sormadım Ali!

Belki de bu düşünce yoğunluğunu yaşamamın sebebi budur, bilmiyorum..

Kabullenmek benim için çok ağır oldu.. Sabrı öğrenmek.. Çok zamanımı aldı..

Ağır geçti zaman benim için..

Sana anlatmadığım düşüncelerimi ve duygularımı şimdi yoklayınca; seninle konuşurken gözlerini düşünmek benim için yeterliydi sanırım.

Gözlerine dünyaları sığdırdım Ali! Öyle de kalsın..

Şimdi Sen Ali!

İstediğin kadar bağır, çağır!

Beni yenemezsin!

 

Allah’a emanetsin Ali..

 

© Nilgün YALÇIN

Categories: Ali'ye Mektuplar | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Eylül’dü

Eylül’dü..

Dalından kopan yaprakların
Sararan yanlarına yazdım adını
Sahte bir gülüşten ibarettin oysa.
Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu.
Eylül’dü.
Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız
Adımlarımızın kısalığı bundandı
Bundandı gözlerimin durgunluğu.
Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan,
Ellerin kadar ıssız,
Sen kadar zamansız molalar veriyordum
Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz.
Eylül’dü.
İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin,
Şimdi yoktu bi anlamı suskunluğun.
Çırılçıplak kalakaldım sessizliğinin orta yerinde.
Sonra sesime yankı vermeyen uçurumlar kıyısında yürüdüm bir zaman
En çok sesini aradım.
Gözlerinse asılı bıraktığın yerdeydiler hâlâ.
Gözlerini sildi zaman..
Dedim ya… Eylül’dü.
Savruluşu bundandı kimsesizliğimizin..

 

CEMAL SÜREYA

Categories: Şiir | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.