Posts Tagged With: Hikaye

Tilkinin Harmanı

 

2015-2016 Eğitim ve Öğretim yılı hayırlısıyla bitti.. Yaz tatili başladı. Tatilde neler yapacaklarına dair öğrencilerle muhabbet ettiğimizde memleketlerine gideceklerini söyleyenler tahmin edersiniz çoğunlukta.

Memleket konusunda öğrencilerle muhabbet etmeyi seviyorum ve onlar izlenimlerini anlattıkça, onların da bu konuda konuşmaktan keyif aldıklarını kesinlikle yüzlerindeki tebessümden, gözlerindeki ışıltıdan anlıyorum. Sizlere de tavsiye ederim 😉

Şimdi gelelim TİLKİNİN HARMANI’na…

İlk Tilkinin Harmanı dediğinde bayağı meraklanmıştık ve heyecanla anlatıyordu Elif.  Kalemi kağıdı verdim, yaz bakalım hikayenizi dedim:

elifdundar

Elifciğim ile..

“Önce kendimi tanıtmakla başlayacağım: Adım Elif, soyadım Dündar. 6. sınıfa başlayacağım. 

Çorum Osmancık bizim köyümüz.

Orada köyün en yüksek dağının yanında mavi ve 2 katlı evimiz var. Onun yanında kocaman bir tarla veya Harman ne demek isterseniz deyin, harman tarla fark etmez. Şimdi size Harmanımızın “tilki” isimli bir hikayesini anlatıcam.

Bir zamanlar Dedemin Dedesinin Dedesi bu harmanda Tilki gezdirmiş. Tabi bu tilki zamanında 2 veya 3 kişiyi yemiş. Artık tilki tilkilikten çıkmış. Dedemin dedesinin dedesi onu öldürüp oraya gömmüş.

Eğer Çorum’a giderseniz Tilkinin Harmanını gezmeyi unutmayın.

Osmancık’ta kime sorarsanız size zaten gösterirler.

Tabi tilkiyi merak ederseniz kemikleri bile kalmamıştır.”

 

Elifciğime söz verdim, inşallah bir gün nasip olursa Tilkinin Harmanını ziyaret edeceğim ve Elif’in söylediği gibi Çorum’a yolu düşenlerin de ziyaret etmesini tavsiye ediyoruz 🙂

 

Sevgilerimle…

© Nilgün YALÇIN

 

Reklamlar
Categories: Eğitim-Öğretim, Genel, Gezi | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 4 Yorum

Olmalı…

” Karanlık görünüyor dünya, ancak,

eğer bugüne kadar

öğrendiklerim doğruysa 

bu hikâyenin başka bir bölümü daha olmalı. “

Y.D.A.

Birbaskabolumu

Categories: Genel | Etiketler: , , , , , | 1 Yorum

Alim Qasimov..

1957 doğumlu, Azeri Ses Sanatçısı, Muğam(esas Azerbaycan halk müziği) yorumunda dünyanın önemli isimlerinden biri, Sufi geleneğinden esinlenerek icra ettiği müziği ile dikkat çeken değerli Alim Qasimov ‘u her zaman dinlerim, bugün de paylaşmak istedim.

Rəsul Həmzətov’un Sözlerini yazdığı, Tofiq Bayram ‘ın çeviri yaptığı, Qulu Esgerov ‘un Bestelediği önemli eser : EZİZ DOSTUM ‘u bilirsiniz.

“Ele Bil Ellerim Yoh Olup Menim
Gözümün Yaşını Silebilmirem”  sözleri benim için en can yakan kısmıdır..

Bu eserin hikayesini sadece Kubat’ın konserinde dinlemiştim ama son kısmını hatırlıyorum; O dönem savaşta bulunan bir er, çatışmada kollarını kaybediyor. Evine döndüğünde Tar (uzun saplı,telli çalgı)’ını tekrar çalamayacağı için çok üzülür. Tar’ına bu dizeleri yazar. Eğer hikayenin tamamını bilen varsa paylaşırsanız çok memnun olurum…

Dünyanın önemli sanatçılarından Alim Qasimov ‘un yorumuyla Eziz Dostum..

EZİZ DOSTUM

Eziz Dostum Mennen Küsüp İncidi
Yad Kimi Ayrılık Çıhtı Evimden
Gezdiğin Yerleri Od Basıp İndi
O Gedip Galmışam Hesretindeyem

Neçe Nağme Goşum
Neçe Dillenim
Dost Gedip Özüme Gelebilmirem
Ele Bil Ellerim Yoh Olup Menim
Gözümün Yaşını Silebilmirem

Çaldığı Sazını Getirip Mene
Görsün Ki Çalmakta Neçe Mahirem
Elinde Yay Kimin İncelsin Gine
Ziyler Hep Çekilin Güyüldi Odam

Neçe Nağme Goşum
Neçe Dillenim
Dost Gedip Özüme Gelebilmirem
Ele Bil Ellerim Yoh Olup Menim
Gözümün Yaşını Silebilmirem

Söz: Rəsul Həmzətov

Çeviri: Tofiq Bayram

Beste: Qulu Esgerov

Categories: Müzik | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , | 10 Yorum

Merhaba Ali..

Veya

Ali.. Yedi yıl geriden, iki katı ileriden gidiyorsun..

Merhaba Ali..
Eminim anneni görmek çok iyi gelmiştir.. Ondaki şefkati kimsede bulamazsın elbette. Aylardır yaşadığın bütün yorgunluğunu almıştır onun sana sarılması..Ayrılmak istememişsindir. Belki de onu da yanında götürmeyi kaç kez düşünmüşsündür. Yine götürememenin acizliğini yaşamışsındır kim bilir..
Gökyüzüne bakabildin mi merak ediyorum.. Yıldızları seyretmek için semaya daldıysan doğup büyüdüğün memleketinde sana daha parlamıştır yıldızlar.. Mana üstüne mana.. Yormamıştır umarım..
Derin bir nefes alıp içtenlikle verişini görür gibiyim.. Gözlerini kapatıp yoruldum der gibisin.. Geçiştirmelerin çoğalmış ama farkında değilsin.
Hayalsiz olur mu insan Ali? Hayal kurmadan durabilir mi?
Beklentinin gerçek kavramını bilip, gerçekten beklenti içine girebilir mi?
Mutluluk neden hep beklentilerde olur ki? Mutluluğu da bilmiyoruz değil mi..
Gerçeklerle yüzleşmek yerine niye hep zihnimizi yoracak şeyler arıyor, onlara yöneliyoruz?
Ali.. Unutmak hiç kolay oldu mu senin için? Bu konuda bir ipucu isterdim.
Ben senin yaşadıklarını düşündükçe üzülüyorum.. Ağladığını söylemiştin. Artık ağlıyor musun çok merak ediyorum..
Ali.. Bu kadar kompleks bir durum tahammül gerektiriyor. Evet, sabrı öğrettin ama duvarı örmek ile bitmiyormuş.. Sonrası asıl hikaye..
Sana sorular sormak işime gelmiyor değil hani. Gülüyorum ara ara, ama gözlerim de doluyor.

Sen hikayende başa döndün. Ya ben Ali? Sence ne yapmalıyım?
Ali.. yedi yıl geriden, iki katı ileriden gidiyorsun..
Sanırım bu haliyle hayatımı daha huzurlu buluyorum; önemini yitiren onca şeye rağmen..
Ali merak ediyorum seni.. Hangi ülkeden devam edeceksin?
Düşüncelerinin verdiği yorgunluk cümlelerinde.. Kendince uyarıyorsun ama söylediklerini kendin uygulamıyorsun.
Biliyorum diyorsun Ali.. Her şeyi bilemezsin ki.. Bilemezsin.. Evet senin yorumların önemli ve farklı.. Ama her şeyi bilemezsin..
Sevk ettiğin tercihler var. Kararlar tek başına alınmaz Ali. Buna biri ya da birileri mutlaka sürükler.. Tıpkı senin yaptığın gibi..
Bugün bayram Ali..
Hayırlı bayramlar diliyorum..
Nice sağlıkla huzurla bayramların olsun..
Seni Allah’a emanet ediyorum..

© Nilgün YALÇIN

Categories: Ali'ye Mektuplar | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da Blog Oluşturun.