Posts Tagged With: Sabır

İyiyim diyemiyorum Ali !

 

-Merhaba Nilgün, Nasılsın?

-….(bir nefes alış)…… (boşluk)……İyiyim!

İyiyim diye hemen diyemiyorum Ali…

Çünkü değilim.

Ve nasıl olduğumu gerçekten anlatmak da istemiyorum.

Kime neyi anlatayım ki?

Neyi, nasıl anlayacaksın..

WP_20160115_003

İyiyim diyemiyorum Ali..

Ali..

İyi değilim..

Daha önce söylemiştim ya, boğazımda bir düğüm var hep..

Yutkunamıyorum..

Hüzünlü bulutlar misali..

Kabullenmek zaman alsa da, zaman işte..

Eninde sonunda geçiyor..

Fakat ruha işliyor Ali..

Anlamak lazım, halimizden anlayanı beklemek gerek mi?

Ali..

Duygularımın yoklamasını alsam,

Hangisinin varlığı hemen burdayım der..

Hangisi burdayım demek için sessizce en sonu bekler..

Ahh.. Ali..

İyiyim diye hemen diyemiyorum..

 

© Nilgün YALÇIN

 

Reklamlar
Categories: Ali'ye Mektuplar | Etiketler: , , , , , , , | Yorum bırakın

Yenemezsin Ali!

Yorumsuz bırakmak öyle kolay ki Ali..

“İstediğin kadar bağır, çağır; susan birini yenemezsin.” demişler..

Şimdi sen de Ali!

İstediğin kadar bağır..çağır.. İstediğin sözleri sarf et..

Beni yenemezsin!

Ben sana Saygı duyan biriyim Ali!

O kadar çok yorumluyorsun ki her şeyi.. Hep söyleyecek bir şeylerin var.

Amacını anlamak için hiç kendimi yormadım düşünce olarak.

Hep seni dinledim..dinledim..

Yine dinliyorum..

Bak yine seninle konuşuyorum.

Aklından geçenleri söylemek yerine hep sorular sorup duruyorsun. Ama hiçbir zaman benim sorularımı, bir dakika aslında ben sana soru sormadım doğru düzgün.. Şimdi fark ettim yazınca.. Ben sana soru sormadım Ali!

Belki de bu düşünce yoğunluğunu yaşamamın sebebi budur, bilmiyorum..

Kabullenmek benim için çok ağır oldu.. Sabrı öğrenmek.. Çok zamanımı aldı..

Ağır geçti zaman benim için..

Sana anlatmadığım düşüncelerimi ve duygularımı şimdi yoklayınca; seninle konuşurken gözlerini düşünmek benim için yeterliydi sanırım.

Gözlerine dünyaları sığdırdım Ali! Öyle de kalsın..

Şimdi Sen Ali!

İstediğin kadar bağır, çağır!

Beni yenemezsin!

 

Allah’a emanetsin Ali..

 

© Nilgün YALÇIN

Categories: Ali'ye Mektuplar | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

Kanser dediğin o kadar kolay değil!

Kanser denilince niye aklınıza hemen sadece “ölüm” gelir! Gelmesin!

Kanser dediğiniz MÜCADELE‘dir! İMTİHAN‘dır!

İmtihan olduğunu bilip, tıbbi olarak yapılabilecek her şeyi araştırmak, koşturmak, yaptırmaktır; sabretmektir. Diline hakim olmaktır. Batıla el sürmemektir.

Hastalıkların günahlara kefaret olduğunu bilmektir.

Kanser dediğiniz kesinlikle Mücadele’dir ömür boyu.. Hem bedenen hem ruhen!

Bedenen mücadeleden haklı çıksanız bile ruhen devam eder o mücadele çünkü ciddi imtihandır ve ömrün sonuna kadar etkisi olur ruhumuzda, hayatımıza akseder bir şekilde.

Bugün adamın birini  Kanser öyledir,böyledir,öyle değil, böyle değil diye diye tam 45dk tüm saçmalıklarına rağmen, sabırla dinledimBakanlığın tuzu azaltın çağrısına karşı olduğunu, onkoloji doktorlarını hiç hazmedememiş, kanseri tuz ve su ile ortadan kaldırdığını iddia eden biri.. Örnek olarak da milyonda bir mi tam olarak hatırlamıyorum ama 1 hastanın beyninde olan tümörünü su ve tuz ile 7 ayda yok ettirdiğini ekrana yansıttığı film ile pekiştirmeye çalışan bir yazar,sosyolog..

Sonunda söz hakkı isteyen var mı diye sordu ve hemen mikrofonu istedim:

Benim size sorum yok, sadece görüşümü belirteceğim. Benim babam kanser hastası ve tam 5 yıldır onkoloji ile iç içeyiz. 3 ameliyat, bir kaç organının alınması vs bir sürü ağır dönemler geçirdik. Kanser hastalığı ciddi süreçlerden geçiriyor.  Ben bu süreç içinde onlarca doktor tanıdım, bir çok kitap okudum, seminerlere vs katıldım. Siz şimdi onca onkoloji birimine, onkologlara, doktorlara , tedavilere ne demiş oluyorsunuz? Bunca tıp okuyan insan , bunca doktor boşuna mı? Bu kadar basit mi? Tuz ve su ile halletmek, bu kadar mı? Bakanlığı hiçe saymak, bu kadar mı?

Benim gibi babası kanser hastası olan bir evladın, evlat olarak bu konuşmalarınızı, anlattıklarınızı duymak hiç iyi olmadı.” diyerek cümlemi toparlayamadım bile çünkü inanılmaz sinirlendim.

Adam sunum yaptı sözüm ona.. Cismini şahsını vs belirtmeyeceğim çünkü beni düşünce olarak yeteri kadar yordu.

Sadece belirtmek istediğim şu:

Bu kadar basit değil Sağlık.. Bu kadar basit değil Kanser!

Orada bulunanlar gidip herhangi bir kanser hastasına bu tuz ve suyu önerecek olsa (ki olacaktır illaki), bilip bilmeden tuzlu su içen bir hastanın hakkına girmiş oluyor resmen.. Yıllarca babamın etraftan her duyduğunu denememesi için verdiğim savaşı bir ben bilirim bir de Allah..

Adamın tuz işletmesi vardır kesin demiştim sunumunun ortasında ve sonunda kendisi söyledi işletmesi olduğunu.. Bırakın bu psikoloji bozma girişimlerinizi!

673621506102272

Onkoloji ve Hayatımızın Merkezi

Madem tümörü yok ediyorsunuz ortaya attığınız bu yol ile;

Onlarca Onkoloji Merkezi kuruldu ve kurulmaya da devam ediyor. Hemen hemen her hastane Onkoloji için ayrı bir bina bile inşa ediyor. Gidin o Onkoloji Merkezlerinden birine dahil olun hadi! Yanınızda bir Onkolog görelim! 

Biz elbette Önce Allah’a Sonra Doktorlara Güvendik, Güveniyoruz! Ve Güveneceğiz!

Ben Doktora gidip danışmayacaksam, ona güvenmeyeceksem Anlamı ne bunca şeyin? İyi misin be adam!

Hep söyledim, yine söylüyorum:

Lütfen! Lütfen Kanser Hastalarına Saygı Gösterin!

Hiç Kimsenin Onların Yeteri kadar Yıpranmış olan Psikolojilerini Bozmaya Hakkı Yok!

© Nilgün YALÇIN

Categories: Onkoloji | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | 9 Yorum

Merhaba Ali..

Veya

Ali.. Yedi yıl geriden, iki katı ileriden gidiyorsun..

Merhaba Ali..
Eminim anneni görmek çok iyi gelmiştir.. Ondaki şefkati kimsede bulamazsın elbette. Aylardır yaşadığın bütün yorgunluğunu almıştır onun sana sarılması..Ayrılmak istememişsindir. Belki de onu da yanında götürmeyi kaç kez düşünmüşsündür. Yine götürememenin acizliğini yaşamışsındır kim bilir..
Gökyüzüne bakabildin mi merak ediyorum.. Yıldızları seyretmek için semaya daldıysan doğup büyüdüğün memleketinde sana daha parlamıştır yıldızlar.. Mana üstüne mana.. Yormamıştır umarım..
Derin bir nefes alıp içtenlikle verişini görür gibiyim.. Gözlerini kapatıp yoruldum der gibisin.. Geçiştirmelerin çoğalmış ama farkında değilsin.
Hayalsiz olur mu insan Ali? Hayal kurmadan durabilir mi?
Beklentinin gerçek kavramını bilip, gerçekten beklenti içine girebilir mi?
Mutluluk neden hep beklentilerde olur ki? Mutluluğu da bilmiyoruz değil mi..
Gerçeklerle yüzleşmek yerine niye hep zihnimizi yoracak şeyler arıyor, onlara yöneliyoruz?
Ali.. Unutmak hiç kolay oldu mu senin için? Bu konuda bir ipucu isterdim.
Ben senin yaşadıklarını düşündükçe üzülüyorum.. Ağladığını söylemiştin. Artık ağlıyor musun çok merak ediyorum..
Ali.. Bu kadar kompleks bir durum tahammül gerektiriyor. Evet, sabrı öğrettin ama duvarı örmek ile bitmiyormuş.. Sonrası asıl hikaye..
Sana sorular sormak işime gelmiyor değil hani. Gülüyorum ara ara, ama gözlerim de doluyor.

Sen hikayende başa döndün. Ya ben Ali? Sence ne yapmalıyım?
Ali.. yedi yıl geriden, iki katı ileriden gidiyorsun..
Sanırım bu haliyle hayatımı daha huzurlu buluyorum; önemini yitiren onca şeye rağmen..
Ali merak ediyorum seni.. Hangi ülkeden devam edeceksin?
Düşüncelerinin verdiği yorgunluk cümlelerinde.. Kendince uyarıyorsun ama söylediklerini kendin uygulamıyorsun.
Biliyorum diyorsun Ali.. Her şeyi bilemezsin ki.. Bilemezsin.. Evet senin yorumların önemli ve farklı.. Ama her şeyi bilemezsin..
Sevk ettiğin tercihler var. Kararlar tek başına alınmaz Ali. Buna biri ya da birileri mutlaka sürükler.. Tıpkı senin yaptığın gibi..
Bugün bayram Ali..
Hayırlı bayramlar diliyorum..
Nice sağlıkla huzurla bayramların olsun..
Seni Allah’a emanet ediyorum..

© Nilgün YALÇIN

Categories: Ali'ye Mektuplar | Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , | Yorum bırakın

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.