Kaktüs

Sonunu istemiyorum sessizliğin Yokluğu istemiyorum bu akşamüstü çınlamasında Yüzümü dizlerime dayıyorum, bitiştiriyorum Kollarımı da Bir kaktüs olmalıyım ben, dışıma yağan bir sağnak Olmalıyım Uçsuz bucaksız dünyada Güneşin doğuşunu bekleyen. Ufukta ansızın bir ışık çizgisi Avuçlarımdayım belki. Edip CANSEVER  

Reklamlar

Bir Ayrılış Hikayesi

Erkek kadına dedi ki: - Seni seviyorum, ama nasıl? avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıp parmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya... Erkek kadına dedi ki: - Seni seviyorum, ama nasıl? kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz, yüzde yüz, yüzde bin beşyüz yüzde hudutsuz kere yüz... Kadın erkeğe dedi ki: - Baktım dudağımla, yüreğimle, kafamla; severek, korkarak, eğilerek, dudağına, …

Eylül’dü

Dalından kopan yaprakların Sararan yanlarına yazdım adını Sahte bir gülüşten ibarettin oysa. Ve hiç bilmedin ellerimin soğuğunu. Eylül’dü. Di’li geçmiş bir zamandı yaşadığımız Adımlarımızın kısalığı bundandı Bundandı gözlerimin durgunluğu. Sarı sıcak cümlelerde sözün kadar yalan, Ellerin kadar ıssız, Sen kadar zamansız molalar veriyordum Ve çocuksu bir bencillikti hüznümüz. Eylül’dü. İzlerini çizdiği zaman ansızın gidişin, Şimdi …